Maigne Sendromu (Torakolomber Geçiş Sendromu)

Bel ağrılarının sık görülen ( %30 – 40 ) ama az bilinen önemli bir nedenidir. Tıptaki adı ile Torakolomber Geçiş Sendromu (TLGS) torakolomber (alt sırt-üst bel geçiş bölgesi) bileşkenin disfonksiyonu sonucu oluşan tüm ağrılı durumları kapsar. Klasik tanımı Fransız Dr. Robert Maigne tarafından yapıldığı için Maigne Sendromu olarak bilinir. Alt sırt-üst bel (T10-L2) seviyelerini  ilgilendirse de en sık  11. ve 12. sırt omuru ile 1.bel omuru seviyeleri söz konusudur. Klinik tablodan  omurgadaki T11, T12, L1 veya L2 seviyelerine ait sinirlerin arka dalları sorumludur. Hastalar genellikle alt sırtta ağrıdan şikayet etmezler. Ağrı alt bel, iliak krest bölgesi, gluteal bölge ve sakroiliak eklem üzerinde yoğunlaşır. Alt bel bölge ağrıları ve sakroiliak eklem ağrısı ile sıklıkla karıştırılır. Benzer olası yanılgılar bazen hastaların bağırsak,ürolojik,testis ve jinekolojik hastalıklar ile ilgili yanlış tanılar almalarını, tedavi sürecinin uzamasını ve gereksiz operasyonlara kadar giden bir süreci başlatabilmektedir.

Belimizin yana eğilme ve dönme hareketi (lateral fleksiyon ve rotasyon) en büyük oranda torakolomber bileşke seviyesinde gerçekleştiğinden dolayı rotasyonel zorlanmalar Maigne sendromunun oluşmasında önemli yer tutar.

Maigne’nin klasik çalışmasında bel ağrısı ile başvuran 350 hastanın % 40’ında ağrı torakolomber(alt sırt-üst bel) kaynaklı olarak bildirilmiştir. Yine bel ağrısı orjinine dair 500 hastalık bir çalışmasında ise hastaların %30’ unda torakolomber geçiş sendromu, %40’I lumbosacral  (alt bel _ sacrum ) ve %30 mixed (birden fazla patolojinin  aynı anda bel ağrısı oluşturması ) nedenli olduğu gözlemlenmiştir.  Akgün ve ark. tarafından yapılan diğer bir çalışmada da yine mekanik bel ağrısı ile polikliniğe başvuran olgular arasında % 39,6 oranında ağrı TLGS‘ye bağlı bulunmuştur. Bu sendrom gençlerde de olabilmekle birlikte daha çok 45 yaş üstünde  gözlenmektedir.

 


Sırt-üst bel bölgesine ait direkt radyolojik görüntüleme, tomografi ve manyetik resonans görüntüleme sonuçları genellikle normaldir. Hatta klinik anlamı olmayan ama radyolojik olarak birçok kişide görülebilen bazı bulgular (örneğin her MR filminde görülen bel fıtığı ,bel fıtığı hastalığını göstermez ama doktoru yanıltabilir )  teşhisin karışmasına neden olur ve sıklıkla da yanlışlıkla bel ağrısının asıl nedeni olarak görülürler. Ancak ayırıcı tanı için görüntüleme tetkikleri yine de  önemlidir. Asıl teşhis klinik olarak yani fizik muayene ile konur. Klasik  muayene bulguları pozitif iliak krest nokta testi, pozitif deri yuvarlama testi, torakolomber bileşkedeki spinöz proçesler üzerinde ağrı, tutulan faset eklemi üzerinde ağrıdır.

 

Hastaların  çoğunda alt sırt-üst beldeki etkilenmiş segmentin mobilizasyonu ve manipulasyonu başarılı  bir iyileşme  sağlar. Bazen ilgili faset enjeksiyonları da yararlı olabilmektedir. Bu arada günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve özellikle de rotasyonel hareketlerden kaçınılması çok önemlidir. Ağrı ve şikayetlerin geçmesinden sonra hastaların çok iyi egzersize edilmesi gerekir. Koruyucu ve tekrarını önleyici amaçla bel fleksibilitesini artırıcı ve uyluk kaslarını germeye yönelik egzersizler yanında gövde kaslarını kuvvetlendiren egzersizler, denge ve proprioseptif egzersizler uygulanmalıdır.